 |
 |
Ahmet Özenalp |
|
|
 |
 |
Bahri Şarlı |
|
|
 |
 |
Cevdet Akçakoca |
|
|
 |
 |
Erdem Saker |
|
|
 |
 |
Prof. Dr. Erkan Işığıçok |
|
|
 |
 |
Prof. Dr. İlker Parasız |
|
|
 |
 |
Kemal Yamankaradeniz |
|
|
 |
 |
Meftun Tayan |
|
|
 |
 |
Dr. Mevci Ergün |
|
|
 |
 |
Prof. Dr. Dr. Mustafa Cebe |
|
| ( Yüksek Kimyager, Uygulamalı İstatistikçi, Yüksek Öğretmen ve Finansmancı ) |
 |
 |
Mustafa Karagöz |
|
|
 |
 |
Sercan Uslubaş |
|
|
 |
 |
Tahsin Ardıç |
|
|
 |
 |
Yalçın Aras |
|
|
 |
 |
Yılmaz Ardıç |
|
|
 |
 |
Ziya Güney |
|
|
 |
|
 |
|
|
Prof. Dr. İlker Parasız |
Para birliğine ihtiyaç var mı?
|
Para birliğine ihtiyaç var mı?
Yunanistandan başlayarak İtalyaya sıçrayan ve İspanya, Portekiz hatta Fransaya bulaşma olasılığı olan Avrupa borç krizinin temel nedeninin Eurodan kaynaklandığını yani parasal birliğe geçisin sonucu olduğunu biliyoruz.... |
|
ilker@ekohaber.com.tr - Sayı :
820 / Tarih :
24.01.2012
« HABERİ GÖNDER EDİTÖRÜN ARŞİVİ » |
|
Editörün Yorumu :
Para birliğine ihtiyaç var mı?
Yunanistandan başlayarak İtalyaya sıçrayan ve İspanya, Portekiz hatta Fransaya bulaşma olasılığı olan Avrupa borç krizinin temel nedeninin Eurodan kaynaklandığını yani parasal birliğe geçisin sonucu olduğunu biliyoruz. Avrupa para yılanının oluşturulduğu 1970li yıllarda Avrupa para sistemine geçildiği 1980li yıllarda dünyada finansal korunma aletleri bu denli gelişmemişti.
Doğal olarak Avrupa Para Birliğine geçildiği 1990lı yılların sonunda da aynı şekilde finansal korunma enstürumanları bugünkü kadar gelişmemişti. Daha açık söylemek gerekirse günümüzde adına “Hedging” denilen yöntemler son derece gelişmiştir.
Öyle ki hem finans sektöründe yer alan oyuncular hem reel sektörde faaliyet gösteren firmalar her türlü döviz işlemlerinde (ithalat ve ihracat dahil) kendilerini kur riskine karşı korumak için bütün yöntemleri kullanmaktadırlar.
Öte yandan 1980li 90lı yıllara göre bilgisayar teknolojisinde yaşanan başdöndürücü gelişmeler, para transfer enstürumanları işlem maliyetlerini son derece düşürmüştür. Bu durumda bir ülkenin kendi parasıyla alışveriş yapmasıyla bir yabancı parayla alışveriş yapması sırasında meydana gelecek işlem maliyeti çok düşük düzeye inmiştir.
O halde günümüzde bir Yunanlının bir İtalyanın bir Fransızın bir Almanın drahmiyle, liretle, frakla, markla birbirleriyle alışverişleri sırasında karşı karşıya kalacakları döviz riski ve işlem maliyetleri geliştirilen hedging yöntemleriyle son derece azalmıştır. Buna karşılık AB ülkeleri ortak para birimine geçtikleri ve aradan geçen 11 yıllık zaman zarfında farklı enflasyon oranlarını yaşamaları nedeniyle ve Euroyu devalue etme şansları da olmadsığı için bugünkü krizle karşı karşıya kalmışlardır.
Bu durumda yeniden her ülkenin kendi parasına geri dönmesinin yaratacağı kur riski ve işlem maliyeti ile şuandaki durumlarının fayda maliyet analizi yaparsak zannediyorum bunun sonucunda büyük ölçüde Almanya dışında diğer ülkelerin daha karlı çıkacaklarını düşünüyorum. Zannediyorum adı geçen ülkelerde günümüzün matematik ve ekonometrik teknikleriyle bu fayda maliyet analizini yapmaktadırlar. Bunu Almanyanın ve bir ölçüde Fransanın yaptığını da düşünüyorum. Eğer sonuçta birinci olasılık ağır basıyorsa ki benim kanım budur, o takdirde bir şekilde Almanya elini taşın altına bir kez daha koyacaktır. Çünkü geçen 11 yıllık zaman içinde tek bir paranın uygulandığı AB ülkelerinde en kazançlı ülke Almanya, en kazançlı firmalar da Alman reel sektörü olmuştur.
Eğer Almanya elde ettiği bu avantajı bunu anlaması zor olan Alman halkına anlatabilirse o zaman Avrupa Para Birliği devam edecektir. Yok diğer ülkeler finans alanında geliştirilen tekniklerin sonucu kendi paralarıyla alışverişte bulunmanın avantajını ve gururunu tekrar öğrenirlerse bunun sonucunun ne olacağını şu anda kestirmek zor. Ancak her ülke kendi parasını kullanmayı tercih ederse bunun bir sürprizle bir gecede yapılması gerekir. Yani herhangibir spekülatif ortama fırsat verilmemesi gerekir.
Yazar :
Prof. Dr. İlker
Parasız Email :
ilker@ekohaber.com.tr
|
|
|
|