 |
 |
Ahmet Özenalp |
|
|
 |
 |
Bahri Şarlı |
|
|
 |
 |
Cevdet Akçakoca |
|
|
 |
 |
Erdem Saker |
|
|
 |
 |
Prof. Dr. Erkan Işığıçok |
|
|
 |
 |
Prof. Dr. İlker Parasız |
|
|
 |
 |
Kemal Yamankaradeniz |
|
|
 |
 |
Meftun Tayan |
|
|
 |
 |
Dr. Mevci Ergün |
|
|
 |
 |
Prof. Dr. Dr. Mustafa Cebe |
|
| ( Yüksek Kimyager, Uygulamalı İstatistikçi, Yüksek Öğretmen ve Finansmancı ) |
 |
 |
Mustafa Karagöz |
|
|
 |
 |
Sercan Uslubaş |
|
|
 |
 |
Tahsin Ardıç |
|
|
 |
 |
Yalçın Aras |
|
|
 |
 |
Yılmaz Ardıç |
|
|
 |
 |
Ziya Güney |
|
|
 |
|
 |
|
|
Prof. Dr. Dr. Mustafa Cebe ( Yüksek Kimyager, Uygulamalı İstatistikçi, Yüksek Öğretmen ve Finansmancı ) |
Bilgi toplumu olabilmek
çağdaşlaşmada birinci
önemli unsur
|
Bilgi toplumu olabilmek
çağdaşlaşmada birinci
önemli unsur
Bilgi, bilgi çağı, bilgi toplumu sözcükleri son yıllarda ülkemizde de artan yoğunluklarla sıkça ve değişik toplum kesimlerince yaygın biçimde kullanılmaktadır. Bilgi; yaşam biçimini beli... |
|
mcebe@uludag.edu.tr - Sayı :
814 / Tarih :
13.12.2011
« HABERİ GÖNDER EDİTÖRÜN ARŞİVİ » |
|
Editörün Yorumu :
Bilgi toplumu olabilmek
çağdaşlaşmada birinci
önemli unsur
Bilgi, bilgi çağı, bilgi toplumu sözcükleri son yıllarda ülkemizde de artan yoğunluklarla sıkça ve değişik toplum kesimlerince yaygın biçimde kullanılmaktadır. Bilgi; yaşam biçimini belirlemede insanoğlunun her dönemde sürekli rehberi olmuş ve dolayısıyla bireysel ve toplumsal yaşamın değişimi ve gelişmesinde nitel ve nicel anlamda temel faktör özelliğini sürekli korumuş ve önemini arttırarak sürdürmüştür.
Toplum olarak yaşama gereksiniminde de esasen bilginin bir tür tutkal fonksiyonuyla bireyleri bir araya getirme ve birlikte yaşamada sürükleyici etkisinin varlığı her an ve her ortamda fark edilmiş ve gözlenmiştir. Öyle ki; günlük yaşamda bile bireylerin yaşamlarını kolaylaştırmak ve düzeylerini arttırmak yönünde karşısındakinin her an yeni ve farklı bilgisine gereksinim duyması ve bu nedenle aralarında sürekli bilgi alışverişi akışı yaratmalarına basit ve kısa süreli gözlemlerle kolayca tanık olunabilmektedir. Bireylerin bu temel sosyolojik davranış özelliklerini; insanoğlunun diğer canlılardan farklılık göstererek, düşünebilme ve sorgulayabilme potansiyellerinin doğal ürünü olarak değerlendirilmesi gereği tartışmasız açık bir gerçektir.
Refah düzeylerini yükseltme amacıyla toplumlar yaşamın tüm alanlarındaki bilgilerini özellikle nitel anlamda sürekli biçimde genişletmişler ve bu hedef doğrultusunda ülkeler bazında yeni bilgi kümeleri oluşturmada kesintisiz biçimde yarış ve rekabet ortamları yaratmışlardır. Sanayi devriminden itibaren özellikle teknolojik bilgi geliştirmede bu yarış yöntemleri çok daha geniş spektrumlar içinde çeşitlilik göstererek hızlanmıştır. Teknolojik bilgiye dayalı özellikle iletişim ve bilgiye ulaşma olanakları arttıkça da bilgi üretimi ve bilgilenme derecesi zaman ile eksponansiyel hacim artışı yaratarak büyümektedir.
Bilgi üretme, bilgi türetme ve bilgilenme ile ilgili bu seyir dinamik niteliklidir, zaman değişkenli nitelik taşır ve doğal olarak insanoğlu için çekicilik (atractive) yönü ağırlıklıdır. Çünkü günümüzde toplumların bilgi ve bilgiyi kullanabilme düzeyleri ile ortalama yaşam standartları arasındaki mutlak bağımlılığın varlığı netleşmiştir. Bilinen ve yaşanan bu gerçek tüm toplumlarca gözlenmiş, kanıtlanmış ve doğruluğu inkar edilemez ölçülerde kabul görmektedir.
Bilginin üretildiği kaynak ve kullanım fonksiyonelliği yönünden değişik türleri vardır. Yaşayan ve toplum bireylerince kullanılmak üzere benimsenmiş bilgilerin bir kısmı uzun yıllar boyunca nesilden nesile aktarılarak türetilmiş ve şekillenmiş olup töre ve gelenek (mitos) kaynaklıdır. Ülkemizde mitos türü bilgilerin toplam bilgi yığınındaki kesri hiç de düşük değildir. Genelde batılıların da tanımladığı şekliyle bu tür bilgilerin mantığı tartışılmaz, genellikle sorgulanmaksızın benimsenir. Diğer bir bilgi türü inançlara dayalıdır ve etos türü olarak adlandırılmaktadır. Bu tür bilgilerin tartışılmaya tahammülü yoktur veya çok sınırlıdır. Çünkü böyle bir durum inançları zedeler ve bireyler arasındaki ilişkileri büyük boyutlarda tahrip eder. Mitos ve etos türü bilgiler bireyin ve toplumların sosyolojik yaşam biçimlerini düzenler ve şekillendirir. Muaşeret kaideleri, ahlaki kurallar, toplum içindeki bireylerin kişi ve kurumlara karşı davranışları, saygı ve sevgi işaretleri bu tür bilgilerin bileşkesidir ve bu bilgiler sosyal bireyin bir tür hamuru ve bir ölçüde mayasıdır.
Toplumlarda bir diğer tür bilgi de akılcı yollarla (logos) dolayısıyla bilim ürünü türünde bilgidir. İnanca ve töreye dayalı bilgiler daha statik yapı izlerken ve dolayısıyla toplum bünyesinde çok yavaş bir hızla artış gösterirken, bilime dayalı bilgi kümeleri daha dinamik nitelik göstermekte ve zamana göre yüksek ivmeli hızlarla artışlar sergilemektedir.
Bilime dayalı olarak her hangi bir olaya veya konuya yönelik olarak türetilen bilgi ağı yumağı, eşit koşullarda izlenen gözlemin veya incelenen deneyin ortaya koyduğu deneysel sonuçlar istatistiksel ilkeler uyarınca sınırlanan hata aralıkları içinde yer alan sayısal bir değere karşı gelmek üzere tekrarlandığında, sürekli aynı ve tekrar edilebilir sonuca ulaşmaktadır (réproducibilité). Bu tanım türetilen bilginin bilimsel türden olma niteliği taşımasında kesin ve şaşmaz koşuldur. Ekonomik, teknolojik, hizmet ve üretim sektörüyle birlikte meslek ve günlük yaşantımızı sürdürmede kolaylaştırıcı her türlü yenilik, buluş ve gerçeğe dayalı farkındalık bilimsel kaynaklı bilgiyle olmaktadır.
Yazar :
Prof. Dr. Dr. Mustafa
Cebe Email :
mcebe@uludag.edu.tr
|
|
|
|