Haber : 10.282 Yorum : 4.630 Yazar : 35 Sayı : 836   Sık kullanılanlara ekle Açılış sayfam yap  
Anasayfa Künye Abonelik Gazeteye Reklam İletişim
Gündem Kent Patent İnceleme Şirket Söyleşi Ekonometri Sektör Dünya Finans Yurt
Ahmet Özenalp
İktisadi İdari Bilimler Fakültesi İşverenler Kurul...
Bahri Şarlı
Başarı ve mütevazılık
Cevdet Akçakoca
KDV Tevkifat uygulaması
Erdem Saker
Kentleşmede sıkışık gecekondu riski...
Prof. Dr. Erkan Işığıçok
Paydaş gözüyle Bursa Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölges...
Prof. Dr. İlker Parasız
Beklenti uyuşmazlığı
Kemal Yamankaradeniz
Patent Başvuru Sayıları Gelişmişlik Göstergesidir
Meftun Tayan
İnşaatlar neden sahipsiz?
Dr. Mevci Ergün
Türk Borçları Kanunu Düzleminde Sözleşmeler
Prof. Dr. Dr. Mustafa Cebe
Kalite kavramı bilim ve teknolojik gelişmelere p...
( Yüksek Kimyager, Uygulamalı İstatistikçi, Yüksek Öğretmen ve Finansmancı )
Mustafa Karagöz
HAFTAYA BAKIŞ
Sercan Uslubaş
Bir marka yolculuğu
Tahsin Ardıç
Bursanın ilk ve tek ekonomi gazetesi
Yalçın Aras
Ben şaşırdım siz şaşırmayın
Yılmaz Ardıç
Yeni yıl, yeni yüz, tecrübeli bir heyecan
Ziya Güney
Dünya kentlerinde iklim değişikliği eylem planları...
17 Mayıs 2012
 
Prof. Dr. Dr. Mustafa Cebe
( Yüksek Kimyager, Uygulamalı İstatistikçi, Yüksek Öğretmen ve Finansmancı )
Cari açık; herkesin duyarlı olduğu güncel ekonomik kavram
  Cari açık; herkesin duyarlı olduğu güncel ekonomik kavram Sosyal, siyasi ve ekonomik açıdan istikrarlı bir ülke yönetiminin temel amacı; diğer benzer ülkelerle gerekli temaslar kurarak, kendi ülkelerinin ekonomik büyümesi yönünde yararlı ve farklı...

mcebe@uludag.edu.tr     -    Sayı : 821    /   Tarih : 31.01.2012

« HABERİ GÖNDER    EDİTÖRÜN ARŞİVİ »

Editörün Yorumu :
Cari açık; herkesin duyarlı olduğu güncel ekonomik kavram



Sosyal, siyasi ve ekonomik açıdan istikrarlı bir ülke yönetiminin temel amacı; diğer benzer ülkelerle gerekli temaslar kurarak, kendi ülkelerinin ekonomik büyümesi yönünde yararlı ve farklı boyutlarda bir dizi girişimde bulunmaktır. Bu nedenle, söz konusu ülke siyasilerinin; dış ülkelerle bu yönde geliştirdikleri ilişkilerinde, olabildiğince yüksek düzeylerde karşılıklı işbirliği anlaşmaları oluşturmaları ve değişik kapsamlarda sürdürülebilir ekonomik programlar geliştirmeleri, verimli ve akılcı çabalar olarak değerlendirilmelidir. Bu çabalar; ülkenin değişik ekonomi denetim birimleri, işverenleri ve esasen tüm toplum kesimleri tarafından da desteklenmelidir. Dış ülkelerin her biriyle gerçekleştirilen ekonomik faaliyetlerin belirli dönemlerdeki fiziksel miktarları, bunların dönemsel değişimleri ve yıllık dış ekonomik faaliyetlerin parasal karşılıkları; bu ülke ile ilgili bilanço niteliğindeki ödemeler dengesi kalemlerini oluşturmaktadır. Ödemeler dengesinde, ülkelerin yıllık periyotlarla dış ülkelerden kazandıkları gelir nitelikli toplam döviz miktarlarıyla, bunların kazanılmasında harcanan gider nitelikli toplam döviz miktarları arasındaki farklar, doğal olarak pozitif (cari denge fazlası) ya da negatif (cari denge açığı) olabilmektedir. Ödemeler dengesinde oluşan farkın negatif olması; söz konusu ülke ekonomisinin cari denge açığıyla, ya da iktisat bilimindeki teknik deyimiyle cari açık veya kısaca dış açık ile karşı karşıya olduğunun net indikatörüdür. Günümüzde, cari işlemlerle ve özellikle cari açık ile ilgili tartışmalar, ithalat-ihracat akışı üzerinde yoğunlaşmakla birlikte, esasen ödemeler dengesinin önemli kalemi cari dengenin dört farklı alt bileşeni mevcuttur. Hiçbir bileşen gözardı edilemez olmakla birlikte, bunlar; önem sırasına göre; 1) İthalat- ihracat , 2) Hizmetler, 3) Yatırım gelirleri, 4) Cari transferler şeklinde tanımlanabilmektedir. Cari işlemlerde ithalat-ihracat bileşeni; bir ülkenin üretim sektörlerinin nitelikleri ve üretimlerine yönelik hammadde, yarı mamul madde ve ürün türlerine, bunların kalitelerine, ayrıca ülke toplumunun eğitim ve kültür düzeyleriyle şekillenen tüketici eğilimi niteliklerine, bireylerin satın alma potansiyellerine ve tüketim alışkanlıklarına çok yakından bağımlıdır. İthalat-ihracat cari işlem bileşeninin ortaya koyduğu döviz fazlalığı veya döviz eksikliği; esasen o ülkenin üretim faktörlerinin üretim proseslerindeki ağırlıklı dağılım paylarına da bağımlıdır. Yurt içinde hammadde rezervinin ve üretiminin yüksek düzeylerde olmadığı durumlarda, üretim spektrumunu o ülkede rezervi yüksek ikame hammaddelere kaydıramayan üretim sektörlerinin yoğunluk kazandığı ülkelerin; bu gün ülkemizde hissedilir biçimde yaşandığı şekliyle, yurt dışı kaynaklı hammadde tedariğinde, etkin döviz harcamalarına zorlandıkları muhakkaktır. Üretim fonksiyonunun klasik değerlendirilmesi dışında, işgörenlerin eğitim düzeylerinin ve seçilen üretim yöntemlerinin teknolojik kalite düzeylerinin yetersizlikleri; sadece üretim maliyetlerini arttırmakla kalmayıp, ayrıca serbest rekabet ortamında söz konusu ürünün yeterli talep düzeyine ulaşmasını da engelleyebilmektedir.

Çünkü, tüketici; serbest dış piyasa ortamında, gereksinim duyduğu ürünün daha fonksiyonel ve daha kaliteli benzerini, daha ucuz bir fiyatla satın alabilmektedir. Ne var ki; bu ürünün dış piyasa kaynaklı olması nedeniyle, sağlanmasının döviz giderli ithal yoluyla olacağı açıktır. Dolayısıyla, değişik aşamalı üretim mallarının dış piyasalardan ithalat yoluyla sağlanmaları, ülkelerin cari açıklarını arttırmada oldukça etkilidir. Cari denge üzerinde etkili diğer bileşen hizmet dengesi; yurt dışına sağlanan transport, sigorta ve turizm faaliyetlerinin döviz karşılığı gelirlerinin, yurt dışından sağlanan benzer faaliyetlerin döviz karşılığı giderleri arasındaki farktır. Yatırım gelirleri dengesi; yurt dışından sağlanan sermaye yatırım karı gelirleriyle, yurt dışına yapılan sermaye yatırım giderlerinin dolar birimli farkıdır. Cari transferler ise, ülke dışından sağlanan işçi döviz girdileriyle, ülkeden çıkan benzer faaliyet giderleri arasındaki cebirsel farktır. Belirtilen dört farklı cari işlemin, cebirsel toplamlarının negatif ve mutlak değerce büyüklüğü ölçüsünde, cari işlemler dengesi açık vermekte ve ülkenin incelenen dönemdeki cari açığı artmaktadır. Ödemeler dengesinin ikinci kalemi sermaye hesapları dengesi; yabancıların şirket satın alma ve yeni şirket kurma amacıyla ülkeye yolladıkları doğrudan sermaye ve portföy yatırımları olup, cari dengenin finansmanını karşılama enstrümanı olarak kullanılmaktadır. Ancak, ekonomi yönetimlerinin, sermayenin portföye dayalı kısa süreli sıcak para yatırımı değil, üretim amaçlı uzun dönemli yatırım olmasına mutlaka özen göstermeleri gerekmektedir. Çünkü, ülke ekonomisinin seyriyle ilgilenenlerin çoğunun dillendirdiğinin aksine, asıl amaç sadece cari açığın anlık finansal karşılanması değil, gelecekte bunun asıl ve kaynak nedenlerinin de giderilmesidir.



Yazar : Prof. Dr. Dr. Mustafa   Cebe       Email : mcebe@uludag.edu.tr

 

Powered By VİTAL TEKNOLOJİ
Hosting Server Web Tasarımı Sunucu
 
Copyright © 2010 Ekohaber Adres: Tophane Meydanı Kale Sokak No: 2/A BURSA
Telefon: 0 224 223 29 29 (pbx)   Fax:  0 224 223 47 48    E-mail:  ekohaber@ekohaber.com.tr