Haber : 9.839 Yorum : 4.404 Yazar : 33 Sayı : 821   Sık kullanılanlara ekle Açılış sayfam yap  
Anasayfa Künye Abonelik Gazeteye Reklam İletişim
Gündem Kent Patent İnceleme Şirket Söyleşi Ekonometri Sektör Dünya Finans Yurt
Ahmet Özenalp
Dolaşım belgelerin YGM yetkisi ile 7/24 onaylanmas...
Bahri Şarlı
Başarı ve mütevazılık
Cevdet Akçakoca
Ticarette güçlüler hegemonyasına son (II) Yasaklan...
Erdem Saker
Gerekli, belki de geç kalmış bir ceza mekanizması....
Prof. Dr. Erkan Işığıçok
GEnin efsane CEOsu Jack Welchten Liderlikle Yönet...
Prof. Dr. İlker Parasız
Krizler ABD ve Almanyaya yarıyor
Kemal Yamankaradeniz
Markayla bütünlük
Meftun Tayan
İstanbul Ankarada binalar kayıyor
Dr. Mevci Ergün
Pay sahibinin şirkete borçlanma yasağı
Prof. Dr. Dr. Mustafa Cebe
Cari açık; herkesin duyarlı olduğu güncel ekonomi...
( Yüksek Kimyager, Uygulamalı İstatistikçi, Yüksek Öğretmen ve Finansmancı )
Sercan Uslubaş
16 yılın varoluş resmi~
Tahsin Ardıç
Bursanın ilk ve tek ekonomi gazetesi
Yalçın Aras
Alman bankalarının çeki...!
Yılmaz Ardıç
Yeni yıl, yeni yüz, tecrübeli bir heyecan
Ziya Güney
Dünyada ve ülkemizde yerel yönetimler ve araştırma...
04 Şubat 2012
 
Prof. Dr. Dr. Mustafa Cebe
( Yüksek Kimyager, Uygulamalı İstatistikçi, Yüksek Öğretmen ve Finansmancı )
Ekonomik istikrar, ekonomik potansiyel ölçüsünde önemlidir (4)
  Ekonomik istikrar, ekonomik potansiyel ölçüsünde önemlidir (4) Ülke boyutlu ekonomilerin düzeyleri; parametrik nitelikli ve değişik önemlilik derecelerindeki karakteristik kalemler şeklinde sınıflandırılabilmektedir. Bunların sayısal değişim seyirl...

mcebe@uludag.edu.tr     -    Sayı : 722    /   Tarih : 09.03.2010

« HABERİ GÖNDER    EDİTÖRÜN ARŞİVİ »

Editörün Yorumu :
Ekonomik istikrar, ekonomik potansiyel ölçüsünde önemlidir (4)



Ülke boyutlu ekonomilerin düzeyleri; parametrik nitelikli ve değişik önemlilik derecelerindeki karakteristik kalemler şeklinde sınıflandırılabilmektedir. Bunların sayısal değişim seyirleri, zaman içinde detaylandırılmakta, kontrol edilmekte ve belli bilimsel kıstaslara dayandırılarak denetlenebilmektedir.

Bu parametrelerin potansiyel güçleri; kamuoyunda, hele bazı kesimlerde büyük ilgi yaratabilmekte, değişik ortamlardaki mutlak ve bağıl değerlendirilmeleri günlerce tartışılmaktadır. TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu); görev alanına girmesi nedeniyle, bu konuya yönelik ekonomi alanlı değişik verileri aylık ve periyodik akışlarla düzenli biçimde yayınlamaktadır.

Ülkemizde, siyasi irade; içinde bulunduğumuz 2010 yılında, doğal olarak ekonomik büyümede ve değişik ekonomik faaliyet alanlarında belli uluslararası kıyaslama ve karşılaştırmalarda yeterli görülebilir denge konumlarına ulaşabilmeyi hedeflemektedir. Bu nedenle, siyasi yönetim; belirtilen değişik ekonomik alan kalemleri üzerinde bir dizi iyileştirme çabalarını sürdürmeyi planlamaktadır.

Bu amaçla, özellikle kamu denetimindeki emtea ve hizmet fiyatlarıyla, değişik tür, özellikle dolaylı vergiler üzerinde ekonomik dengeleri hedefleyici artış oranları tartışılmaktadır. Ekonomi yönetimi bir dizi etkin politika ve yaptırım kümelerini yürürlüğe koymaktadır.

Hükümet; bu amacını destekler biçimde, ayrıca uzun süredir olgunlaşmasını beklediği elverişlilik ve uygunluk zemini arayışlarından sonra, IMF ile yapılacak anlaşmaya son derece dikkatlice ve yavaş adımlarla yaklaşmaktadır. Ayrıca giderek artan ölçülerde kamuoyuna ve izleyenlere ülke ekonomisi dengeleri yararına olası uzlaşı koşul ve ortamlarının araştırıldığı izlenimleri verilmektedir.

Bu gelişmelere paralellik içinde; hükümet kendisi kamuoyuna açıklanabilir bulduğu gerekçeler yaratarak, vergi denetimlerini kurumsallaştırmakta ve ilkeleri yönünden yürürlükteki vergi sistemini uygulamada sıkılaştırmaktadır.

Böylece, dönemi içinde bütçe disiplinine maksimum düzeylerde bağlı kaldığı görünümü verebilmekte ve daha da önemlisi bütçe açığı miktarlarını minimize eder eğilimli tutum ve tavırlar sergilemektedir.

Bu yönde, değişik zaman ve ortamlarda yapılan açıklama ve bilgilendirme işlemlerinde, ekonomi yönetiminin yetkili ağızları; oldukça yüksek dozlarda fonksiyonel girişimler içinde bulunduklarını vurgulamaktadırlar.

Ülkemizde; içinde bulunduğumuz bu dönemde, özellikle ekonomik potansiyeldeki artış ivmesinin bazı sektörel alanlarda çok küçük değerlerle, hatta diğer bazı alanlarda negatif işaretli büyüklüklerle ortaya çıkması; hükümeti tedirginleştirmektedir.

Dolayısıyla bu gerçek ekonomi yönetimini geleceğe yönelik daha rasyonel kararlar almaya zorlamaktadır. Yaşanan ekonomik dar boğazların tüm çıplaklığıyla gözlenir yön ve nitelikleri; üretimdeki istihdam potansiyeli yaratmada yaşanan duraklamalar ve bunların da ötesinde istihdam potansiyelinde geçmiş yıllara kıyasla oluşan göreli ve hissedilir düşüşlerdir.

Ekonomik olumsuzluk yaratıcı diğer önemli değişken parametre; kısa vadede belirli noktaya ulaşmayan, periyodik aralıklarda arzu edilir büyüklüklerini koruyamayan, dolayısıyla üzerlerinde farklı mertebeli sapmaların gözlenmesi kaçınılmaz olan ekonomik zorluklarla ilgili dengelerdir.

Aslında, ülke ekonomisinde bu iki parametrenin uluslararası karşılaştırma ve kıyaslamalar çerçevesinde, mutlak ve bağıl belirli düzeylerine çıkartılamamış olmaları sonucu, ülke ekonomisindeki büyümenin kısmen engellenerek yavaşlama ve küçülme eğilimi göstermesi kaçınılmazdır. Bunun da ötesinde, ekonomiyi yönlendirici sözü edilen bu iki parametrenin sayısal gösterge büyüklüklerinin belirli düzeylerin altına düşmesiyle; şimdilerde gözlendiği biçimde, hem de çoğu dünya ülkelerinin ekonomik küçülme durumlarıyla bile karşılaşılabilmektedir. Nitekim ülkemiz 2008-2009 yıllarında, yaşanan küresel finansal krizin de sanki bir tür katalitik etkisiyle, anlatılan benzer ekonomik zorluk ve olumsuzluklar yaşanmıştır.

Destekleyici ve açıklayıcı yönüyle başka bir açıdan bakıldığında, üretimdeki istihdam yetersizliği ve farklı ekonomik dengelerin sağlanabilirlik ve korunabilirlik dereceleri şeklinde tanımlanan parametreler üzerinde ortaya çıkan yetersizlikler; doğaldır ki, ülkemizde ekonomik büyümenin negatif işaretli ortaya çıkmasında tek ve temel neden değildir.

Bununla birlikte, bu iki farklı türdeki ekonomik zorluk parametresi; ilkesel ve genel anlamda ekonomide sağlanan büyümenin şekillenmesinde çok etkindir. Buna bağımlı olarak, periyodik zaman aralıklarında ortaya çıkan, istatistiksel özellikli bu iki parametrenin dağılımı; matematiksel olmamakla birlikte, ekonomik büyümenin yıllık bağıl değişimleri üzerinde ağırlıklı rol oynadıkları da bilinmektedir.

Ne var ki, bu olumsuz öngörü ve beklentilere karşın, ülkemizde yaşanan bir sevindirici gelişme; kısmen olumlu hava estirmiştir. Bu da 2008-2009 döneminde ekonomik dengelerin çok aşırı oranlarda sapmalar göstermemiş olmasıdır. Sapmaları kısmen sınırlı ve dar aralıkta tutan ekonomik denge sağlayıcı- larının başında; enflasyon oranı, merkezi devlet bütçe açığı ve dış ticaret açığı büyüklüklerinin çok yüksek olmayışları etkili olmuştur.

2009 yılı bütçe açığı; başlangıçta 10 milyar TL öngörülmüşken, 2006 ve 2007 yıllarına kıyasla 6-7 kat ve 2008 yılındaki 17 milyar TL ye göre ise, 3-4 kat daha fazla ve 62 milyar TL dolayında gerçekleşmiştir. Buna karşın geçtiğimiz yıl enflasyon oranı %6.5 büyüklüğünde ve diğer yıllara göre olabildiğince düşük değerde tutulabilmiştir.

Fakat enflasyon oranı; düşük olmasına karşın, geçtiğimiz yıl ekonomik dengenin sağlanmasında etkili olamamıştır. Denge bozucu diğer parametre niteliğindeki dış ticaret açığı da 2009 da 36 milyar TL değeriyle, 2006nın 50 milyar TL ve 2007nin 70 milyar TL değerlerine oranla oldukça düşüktür. Ne var ki, bu parametre de geçtiğimiz yıl ekonomik dengenin ve özellikle ekonomik istikrarı sağlamada yeterli katkı gösterememiştir. Tüm bu irdelemeler göstermektedir ki; belirtilen parametreler arasında yaşanan ekonomik koşullara da bağımlı olarak değişen belirli istatistiksel bağımlılıklar vardır. Bu istatistiksel ilişkileri bilmek ve kontrol etmek ekonomik potansiyel arttırmak ve istikrar için gereklidir. Kaldı ki, ülke insanı ölçeğinde ekonomik istikrarı yakalamak için ayrıca reel ücret ve faiz oranları gibi diğer dengeleyici parametreleri uygun ve denetlenebilir değişim aralıklarında devreye sokma gereği açıktır.



Yazar : Prof. Dr. Dr. Mustafa   Cebe       Email : mcebe@uludag.edu.tr

 

Powered By VİTAL TEKNOLOJİ
Hosting Server Web Tasarımı Sunucu
 
Copyright © 2010 Ekohaber Adres: Tophane Meydanı Kale Sokak No: 2/A BURSA
Telefon: 0 224 223 29 29 (pbx)   Fax:  0 224 223 47 48    E-mail:  ekohaber@ekohaber.com.tr