Editörün Yorumu :
Kredi kartı borçluları nereye koşuyor?
Bilindiği gibi, gelecek yıllarda para tedavülden kalkacak. Dünyada parasız bir ekonomik düzen oluşacak. Alış verişlerimizi, tamamen, kredi kartları ile veya internet üzerinden kredi kartları ile yapacağız.
Biz Türkler, sanki bu gelişmeleri tahmin etmişçesine, kredi kartlarını çok sevdik. Belki de bu nedenle, bankalar, her köşe başında kredi kartı dağıtıyor.
Türkiyede Aralık 2009 sonu itibariyle, kredi kartı sayısı 44 milyonu geçmiş durumda. Bunun anlamı, nüfusumuzun yarıdan fazlası kredi kartı sahibi demektir. Başka bir ifadeyle, çocukları ve yaşlıları saymazsak, herkesin bir kredi kartı var demektir.
Bankalararası Kart Merkezine göre, 2009 yılında kredi kartı ile yapılan harcama tutarı, 205 milyar lira olarak gerçekleşmiş. Ayrıca, kriz yılı olmasına rağmen, 2009 yılında, kredi kartı ile yapılan harcamalar, bir önceki yıla göre %10 artmış.
Bir ekonomide kredi kartı kullanımının artması, kayıtdışılığı önleyen önemli bir gelişmedir. Bu nedenle, kayıtdışılığın yüksek olduğu ülkemiz açısından, kredi kartı kullanımının artması güzel bir gelişmedir.
Ancak, madolyanın bir de öteki yüzü var.
İşte bu öteki yüz, çok önemli riskler içeriyor. Ayağını yorganına göre uzatamayan kart sahipleri, borçlarını ödeyememe riskiyle karşı karşıya kalıyor. Örneğin, Merkez Bankası verilerine göre, 2009 yılında, bir önceki yıla göre, kredi kartı borcunu ödemeyenlerin sayısı, 351.668den, 672.038e yükselmiş. Demek ki; ekonomik kriz Türkiyeyi teğet geçmemiş. Geçen yıl, kredi kartı borçlularının sorununu, Hükümet bir yasayla çözmeye çalıştı ve kredi kartı borçlarını ödeyemeyenler için, 24 Haziran 2009 tarihinde, bir yasa çıkardı. Kanun, temerrüde düşmüş, kendilerine ihtar çekilmiş, haklarında icra takibi başlatılmış kredi kartı borçlularını kapsıyordu. İşin bir başka ilginç yanı, bu şekildeki borçlulardan, ancak, %8inin, yasadan yararlanmak için bankalara başvurmuş.
Sonucu nasıl yorumlarsınız bilemiyorum.
Kredi kartları ile ilgili olarak, daha büyük başka bir tehlike var.
Kredi kartı borcunun asgarisini ödeyerek, günü kurtarmaya çalışan, yaklaşık 9 milyon kart sahibinin, toplam borcunun 13 milyar lira civarında olduğu biliniyor.
Geçen hafta, asgari tutarı ödeyerek çevrilen kredilerin, geri döndürülemez noktaya geldiği açıklandı.
Çözüm ne olacak derseniz, net bir cevap veremiyorum. Ekonominin iyiye doğru gitmesi, kredi kartı borcunu ödeyemeyenlerin sayısı azaltır. Ancak, esas sorun, kişilerin gelirlerinden fazla harcama yapmaya eğilimli olmalarından kaynaklanmaktadır. Eski bir atasözünü hatırlatmak isterim; “Borç yiyen kesesinden yer.” Ayağını yorganına göre uzatamayanlar, ya yorganı büyütmeyi ya da ayaklarını karınlarına çekerek yatmayı öğrenmek zorundadırlar. Çünkü, kredi kartı, parasız ekonominin, para yerine geçen bir alışveriş aracıdır. Bazılarının algıladığı gibi, kredi kartı, kredi kullanma aracı değildir.
Yazar :
Prof. Dr. Ali
Ceylan Email :
a.ceylan@ceylanelektronik.com
|