Editörün Yorumu :
Yeni Hal Yasası
Türkiye, sahip olduğu iklim ve klimal özellikleri nedeniyle dünya üzerinde sebze ve meyve üretiminde ciddi rakamlara sahip bir ülke konumundadır.
2008 yılına ait elimizde bulunan rakamlar da gösteriyor ki, ülkemizde 2008 yılında yaklaşık 27,2 milyon ton sebze üretimi gerçekleşmiş bulunmaktadır. Yine aynı şekilde 15,6 milyon ton da meyve üretimini yapmış bulunmaktayız. Aynı yıl içerisinde üretilen bu sebze ve meyve üretiminin de işlem değeri 40 milyar TL civarındadır. Bu yüzden direkt olarak ülke ekonomimizi etkileyen bir durumla da karşı karşıyayız.
Sebze ve meyve üretiminden elde edilen bu ürünlerin dış pazara ihracı % 5 seviyesinde kalırken, % 95i yurtiçinde tüketilmektedir. İşte burada asıl önemli olan sorun ise bu % 95lik kısmın sadece ve sadece % 30luk bir dilimi toptancı hallerinde kayıt altında piyasaya sürülmektedir. Pastanın geri kalan büyük dilimi ise kayıt dışı olarak tüketiciye arz olunmaktadır. Sektör tarafından da genel kabul gören kayıt dışılığın maddi değeri de 15,96 milyar TLdir.
TBMMde sebze ve meyve ticareti ile arz ve talep derinliği bulunan diğer malların ticaretini yeniden düzenleyen kanun tasarısını bu hafta görüşülüyor.
Kısaca tasarının oluşum gerekçelerine bakarsak; Türkiye dünya yaş sebze ve meyve üretiminde önemli bir aktör olmasına rağmen dünya ticaretindeki payı çok düşüktür. Zira gerek üretim ve gerekse ticaret süreçlerinde uluslararası standartlar uygulanmadığı ve sağlıklı serbest piyasa şartları, rekabet ortamı oluşturulamadığı için ürettiğimizin sadece %5ni ihraç edebiliyoruz. Bunun da yarısını tüketebiliyor ve düşük kaliteye yüksek fiyatlar ödemek zorunda kalıyoruz.
Denetimi sağlıklı yapılamayan bu ürünlerin standardı düşük olurken, kayıt dışılık da oldukça yüksek düzeylerde gerçekleşiyor. Bu kanunun amacı, bu olumsuz koşulları minimum düzeye düşürmeyi hedeflemektedir. Sebze ve meyve ticaretinin kalite, standart ve gıda güvenliğine uygun olarak serbest rekabet şartları içerisinde yapılmasını, malların etkin şekilde tedariğini, dağıtımını ve satışını, üretici ve tüketicilerin hak ve menfaatlerinin korunmasını, meslek mensuplarının faaliyetlerinin düzenlenmesini, toptancı halleri ile pazaryerlerinin çağdaş bir sisteme kavuşturulmasını ve işletilmesini sağlamaktır.
Tasarının getirdiklerine kısaca bakacak olursak;
İmar planlarında belirlenmiş alanlarda, halin sınıfına, büyüklüğüne ve işlem hacmine göre müzayede, depolama, tasnifleme ve ambalajlama tesisleri ile laboratuvar ve soğuk hava deposu gibi diğer asgari koşulları taşıyan projeler çerçevesinde, belediye sınırları içinde belediyeler, büyükşehir belediye sınırları içinde büyükşehir belediyeleri tarafından kurulacak. Halin kuruluşu, en geç 1 ay içinde ilgili belediye tarafından Sanayi ve Ticaret Bakanlığına bildirilecek. Şehir içinde kalan, çevreye, altyapıya ve trafiğe yük getiren, ulaşım imkanları ve alan büyüklüğü yetersiz olan ve uygun çalışma ortamı bulunmayan toptancı halleri, başka bir alana taşınabilecek.
Bu tasarı ile üretici örgütleri vasıtasıyla mal satmak daha da kolaylaşıyor. Pazarlarda, üretici örgütlerine ayrılan yeri yüzde 10dan yüzde 20ye çıkacak,
İhraç ve ithal malları, organik üretilen ürünler, üreticilerce pazar yerlerinde perakende olarak doğrudan tüketicilere satış yapılabilecek.
Komisyoncular, alıcı ve satıcı arasında aracılık etmek, onların haklarını
gözetmek, mesleki bilgi ve deneyimlerine dayanarak piyasanın durumu hakkında en doğru bilgileri aktarmak ve piyasanın oluşumuna katkı sağlamakla görevli olacak.
Komisyoncuların satış bedeli üzerinden alacakları komisyon oranı, yüzde 8i aşmamak üzere, taraflarca serbestçe tespit edilecek.
Semt pazarları, tüketici piyasasının büyüklüğü, ulaşım imkanları, semt pazarı sayısı ve bunların birbirine yakınlığı, semt pazarının çevreye, altyapıya ve trafiğe getireceği yükler ile can ve mal güvenliği riski göz önünde bulundurularak belediyelerce kurulacak.
Semt pazarında bulunan toplam satış yeri sayısının en az yüzde 20si, özel satış yeri olarak üreticilere ayrılacak.
Malların ticaretinin, kanuna uygun olarak yapılmasının sağlanması için karşılıklı bilgi ve görüş alışverişinde bulunmak, sorunları incelemek ve önlemleri tespit etmek, uygulamayla ilgili kurum ve kuruluşlar arasında işbirliğini sağlamak üzere Toptancı Hal Konseyi oluşturulacak. Konsey, yılda en az bir defa toplanacak, alınan kararlar tavsiye niteliğinde olacak.
Toptancı hallerinde tahsisli iş yerleri, mevcut tahsis sahiplerine kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren hiçbir işleme gerek kalmaksızın 12 yıl süreyle kiralanmış sayılacak.
Yazar :
Mehmet Emin
Tutan Email :
mtutan@gmail.com
|