Editörün Yorumu :
Geçmiş olsun Mustafa Hocam!
Uludağ Üniversitesi eski Rektörü Mustafa Yurtkuran "yaşarken yargılanacak"
Yılmaz Akkılıç'ın dün gönderdiği yazıyı okuduğumda çok duygulanmış ve hemen bilgisayarıma oturup bu konuda yazmaya başlamıştım. Ancak, ziyaretçilerin, telefonların yoğunluğundan yazımı tamamlayamamış ve bugüne ertelemiştim.
Dün gece yarısı Ceyhun İrgil'in cep mesajıyla haberdar oldum Sevgili Mustafa Yurtkuran'ın tahliyesinden… (Bu arada tahliye haberini Türkiye'de tek yayınlayan Bursa Hakimiyet Gazetesi oldu. Tayfun Çavuşoğlu'nu kutluyorum.)
Eşi Merih Yurtkuran'ın açıklamasından; Mustafa Hocanın gökyüzünü göreceği bir oda istediğini öğreniyoruz… (Kısaca hatırlatmak istiyorum: 17 Nisan'dan bu yana tutuklu bulunan Mustafa Yurtkuran'ın kalbe giden 4 ana damarın tıkalı olması nedeniyle 6 saat süren operasyonla tıkalı 4 damarı değiştirildi.)
Merih Hoca'nın hastane bahçesinde yaptığı basın açıklaması uzun yıllar akıllardan çıkmayacak bence…
"Tahliye kararını gece öğrendi. Prosedür gereği tebligat mahkumun kendisine yapılıyor. Kendisi ile görüştüm, çok mutlu olduğunu ve gökyüzünü görebileceğini söyledi. Silivri'de bıraktığı kimliği de beraberinde geldi. Artık bundan sonra tutuksuz yargılanacak. Yani yaşarken yargılanacak. Bu çok önemli. Yaşarken yaşam hakkı alıyor en iyi şekilde... Tabii ki bir de yaşarken beraat ettiğini görecek.
Ameliyattan sonra 2-3 ay steril koşullarda kalması gerekiyordu. Tabii ki bu tutukluyken mümkün değildi. Şu anda uyanık, sağlık durumu iyi. Büyük bir olasılıkla bir komplikasyon gelişmezse erken odamıza çıkaracaklar. Tabii o aylardır gökyüzünü görmediği için 'gök yüzünü göreceğim bir oda olsun' demişti. Onu dikkate alacaklar.
Hastaneye geldiğimizde ilk gece eşimi mahkum koğuşunda tuttular. Kolay bir şey değil, girerken çıkarken üstünüz aranıyor imza atıyorsunuz. Enfeksiyon riski yüksek. O yüzden en azından sağlığı açısından böyle bir karar alınması çok iyi oldu. Çok mutluyum. 'Türk hukuk sistemine güvenim sonsuz' demiştim, o da gerçekleşti. Bundan sonraki süreçte de bu güven içinde devam edeceğiz"
***
Mustafa Hoca 13 Nisan'da gözaltına alındı, 17 Nisan'da tutuklanarak cezaevine konuldu.
Tutuklanmadan çok kısa bir süre önce yaptığımız sohbette, Ergenekon konusunu tartışmıştık. Kendisine bu konuyla ilgili herhangi bir soruşturma açılmayacağından o kadar emindi ki…
Ben de aynı görüşteydim…
Ülkesine, cumhuriyetine, Atatürk ilkelerine bağlı kalmak bir suç olamazdı…
Nitekim kendisi Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanvekilliği görevini yürütüyordu…
Konuşmamızda, aramızda kalması kaydıyla olduğu ameliyattan da bahsetmişti. Daha sonra bütün gazetelerde çıktığı için yazmakta bir sakınca görmüyorum: kanser tedavisi nedeniyle testisinin biri ameliyatla alınmıştı… (Daha sonra bu konu gündeme geldiğinde yine kimilerine göre "numara yapıyor" olmuştu.)
Kuddusi Okkır'ın da bir şeyi yoktu, ama kendisi tahliye olmasından çok kısa bir süre sonra vefat etti…
Kaçma ihtimali olmayan insanların tutuklu yargılanmalarını anlamakta gerçekten büyük güçlük çekiyorum. Nitekim anlayamıyorum da…
Bu ülkede 12 Eylül'de yüz binlerce genç tutuklanarak hapishanelerde süründürüldü ve büyük çoğunluğu hakkında takipsizlik ve beraat verildi…
Şu anki süreçte de cezaevinde tutuklu bulunanların çoğunun beraat edileceğine yürekten inanıyorum…
Bu nedenle hukukçuların seslerine kulak verip yargılamanın hızlanması, tutukluların mağduriyetlerinin giderilmesini diliyorum…
Geçmiş olsun Mustafa Hocam…
Darısı diğerlerinin başına…
Yazar :
M. Nuri
Kolaylı Email :
nuri@ekohaber.com.tr
|