Editörün Yorumu :
Dev dünya kenti yürüyor...
Ve bisiklete biniyor. Evet, dev dünya kenti New York kentsel alanlarda ulaşım modeli olarak, bisikleti ve yürümeyi öne çekiyor. New York Ulaşım Konseyi bültenlerinde, kent içinde güvenli ulaşım modellerinin önemi vurgulanıyor. Bisiklet kullanımı ve yürüme, tüm ulaşım sisteminin önemli iki modeli olarak kabul ediliyor. Bu türler, hem tüm güzergahı kat etmede, hem de başka ulaşım araçlarına aktarmada, çok faydalı görülüyor. Ayrıca bu ulaşım modelleri, düşük maliyet ve de düşük çevre etkisi nedeniyle değer kazanıyor. 1995 yılında ABD ölçeğinde, ulaşım modelleri kullanımı üzerinde yapılan ölçümlerde, bisiklet/yaya ulaşımlarının, ülke çapında tüm ulaşım sistemleri kullanımının %8ini kapsadığı belirlenirken, New York metropoliten alanı içinde, bu oranın %25e ulaştığı tespit edilmiştir. Anılan modellerin gelişiminde, sistemin kullanıcıların konforu yolunda geliştirilmesinin ve onlara yeni oluşumlar sunulmasının önemini kabullenen New York Metropoliten Konseyi üyeleri ve ilgili kurumları, tüm bölgeyi kapsayan yeni planlamaların yapımını ve bu planlamaların öngöreceği yapılanmaların oluşumunu karar altına alıyor. Bu anlamda, kent içi yolların ve kent dışı yeşil alanların boyunca bisiklet/yaya yolları ağı inşa ediliyor ve bu ağın çok geniş ulaşım çeşitliliği yaratacak tarzda ana ulaşım ağıyla bütünleştirilmesi sağlanıyor. İş ve okula gidiş gelişlerde, yeşil alan gezintilerinde, mevcut bisiklet/yaya kullanımları hızla artıyor. İstatistik sayımları, kent içindeki 8 km. altındaki tüm ulaşımların %61inin kişisel seyahatler olduğunu gösteriyor. İşte bu kişisel seyahatlerin bisiklet/yaya modeline dönüşümü, bölge için trafik sıkışıklığını çok aşağı çekmede büyük önem taşıyor.
Konsey bu çalışmaları yaparken, New Yorklular da boş durmuyor, Yürüme Komiteleri proğramı oluşturuyor, Konsey ise, bisiklet/yaya ulaşım ağının kullanımının gelişiminde bu komitelerden nasıl yararlanırızın hesabını yapıyor ve Yürüme Komitesi Programı geliştiriyor. Bu program içinde, komite üyeleriyle bir araya geliniyor ve beraberce bisiklet/yaya modelini ve işleyiş tarzını daha etkin kılma yolunda çalışmalar yapılıyor. Ve sonuçta kent içi ulaşımda bisiklet/yaya modellerinin gelişimi yolunda sayısız kullanıcı önerileri uygulamacılara aktarılıyor.
Bu çalışmaların içinde olan Yürüme Komitesi üyeleri bakın neler diyor;
Bisiklet/yürüme en basit ulaşım tarzıdır. Bu güne dek bu ulaşım tarzının pek tutarlı olabileceğini düşünmezdik. Fakat şimdi, bisiklet/yaya ulaşımının, canlı bir toplum oluşumunda anahtar bileşen olduğunu, bu kullanım tarzının, özel arabamıza gerek kalmadan komşuluk etkinlikleri içinde olmada büyük anlam taşıdığını görüyoruz.
Bu ulaşım tarzı, toplu taşım sisteminin daima ve özel araç kullanımımızın da yoğunlukla, kopmaz bir parçası olmalıdır. Bu tarz ayrıca çok geçerli bir spor etkinliğidir ve sağlıkçılar tarafından sağlıklı olmanın temel yollarından biri olarak kabul edilir. Ayrıca, bisiklet/yaya geçişleri ticaret alanlarında önemli bir ekonomik girdi yaratacaktır.
ABD Karayolları Kurumu da, bu komitelerin ülke çapında işleyişi ve etkin rol oynaması yolunda kentlileri cesaretlendirmek için yerel yönetimlerin düzenleyeceği toplantılara maddi destek veriyor.
New York gibi dev bir dünya kentinde bu tür halka inen çalışmaları yapmanın ne anlama geldiğini, kentin ulaşım sisteminin büyüklüğüne göz attığımızda çok daha iyi anlıyoruz, şöyle ki;
New York Kenti Ulaşım Departmanı, 4500 çalışanı ile dünyanın en karmaşık ve en büyük bir ulaşım sistemini yönetmektedir. Bu birim, 10.000.km kent içi yol ve çevresindeki otoyolu ve onların paralelindeki 20.000.km yaya yolunu, 781 köprü ve tüneli yönetmektedir. Bu yönetim sürecinde, 1.3 milyon yön işareti yerleştirmekte, 12bin işaretli kavşakta, 300binin üzerinde trafik ışık sistemini işletmekte, bakımını yapmakta, New York ve New Yorklular için sürdürülebilir ulaşım modellerini uygulamaktadır. Bu çalışmaları içinde bisiklet/yaya yollarının projelendirilmesi ve uygulanması önemli yer tutmaktadır. Bu projeler arasında, seyahat zamanını azaltan, yaya güvenliğini öne çeken çok çeşitli uygulamalar göze çarpmaktadır, şöyle ki;
Yaya yolları proje grubu, anlık uygulamaları ve uzun vadede devreye girecek düzenlemeleri projelendirirken, yayaları öne çeken yenilikçi oluşumların geri dönüşünden yeni bilgiler elde etmektedir. Kentin çevresinde, bisiklet/yaya yolları kenarlarında, otobüs durakları yanında konforlu ve cazip oturma bankları yerleştirme ile yollar daha konforlu ve özellikle yaşlılar ve özürlüler için daha kullanışlı hale sokulmaktadır. Sokaklar kent alanının %25ini kaplamakta, yollar boyunca, halkın parklar dışında dinlenebileceği, toplumsal yaşamın zenginleştirileceği alanların azlığı karşısında, kent içinde insanların yaya dolaştığı, alış veriş yapabildiği, kentin tümüne yayılmış açık pazarların oluşumu da önem kazanıyor. Gene bu yaya bölgeleri içinde lokantaların, kafelerin, popların yerleşimi, sıcak günlerde açık hava oturma mekanlarını oluşturuyor ve bölgede ticareti canlandırıyor.
New York Yönetimi, hazırladığı Sokak Projelendirme Yönetmeliği ile, kurumları, profesyonel dizaynırları, özel girişimcileri ve sivil toplum kuruluşlarını sokakların ve yaya yollarının geliştirilmesi yolunda yönlendirmektedir. Bu sayede yüksek kalitede sokak oluşumları için yoğun bir bilgi kaynağı sunulmaktadır.
Yönetim ayrıca bisiklet yolları ağını genişletmekte, açık ve kapalı bisiklet parklarını tüm kent alanı içine yerleştirmektedir. Bisiklet kullanımını teşvik amacıyla Bisiklet Ayı, Yaz Sokakları gibi etkinlikler düzenlemektedir. Bugün başta Paris olmak üzere çeşitli Avrupa kentlerinde uygulana gelen Bisiklet Kiralama sisteminin özel sektör tarafından New Yorkta da kurulması desteklenmektedir. Böylece bisiklete te bir toplu taşım aracı görevi yüklenmekte ve sistem, hem ucuz hem de 24 saat/365gün işler durumda New Yorkluların kullanımına sunulmaktadır.
New York yönetimi, kent içinde 2007deki bisiklet kullanım yoğunluğunu, 2012de iki, 2017de üç katına çıkarmayı hedefliyor. Kent içindeki araç kullanımı yerini hızla bisiklete bırakıyor, slogan şöyle, metro çok kalabalık, otobüs yavaş, kap bisikleti hızla hedefine ulaş, halen 0,5milyon New Yorklu bisiklet kullanıyor, sen ne duruyorsun?
Bunları neden yazdım?
Dev bir kent böylesi konforlu/sağlıklı/hızlı bir ulaşım sistemini kurabiliyorsa, Bursa neden yapamaz?
Bursa yöneticileri, Bursa resmi ve özel kurumları, sivil toplum örgütleri ve de Bursalılar, acaba New York deneyimlerinden yararlanabilir miyiz?
Düşünelim, değerlendirelim…
Yazar :
Erdem
Saker Email :
erdemsaker@yahoo.com
|