Haber : 10.282 Yorum : 4.630 Yazar : 35 Sayı : 836   Sık kullanılanlara ekle Açılış sayfam yap  
Anasayfa Künye Abonelik Gazeteye Reklam İletişim
Gündem Kent Patent İnceleme Şirket Söyleşi Ekonometri Sektör Dünya Finans Yurt
Ahmet Özenalp
İktisadi İdari Bilimler Fakültesi İşverenler Kurul...
Bahri Şarlı
Başarı ve mütevazılık
Cevdet Akçakoca
KDV Tevkifat uygulaması
Erdem Saker
Kentleşmede sıkışık gecekondu riski...
Prof. Dr. Erkan Işığıçok
Paydaş gözüyle Bursa Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölges...
Prof. Dr. İlker Parasız
Beklenti uyuşmazlığı
Kemal Yamankaradeniz
Patent Başvuru Sayıları Gelişmişlik Göstergesidir
Meftun Tayan
İnşaatlar neden sahipsiz?
Dr. Mevci Ergün
Türk Borçları Kanunu Düzleminde Sözleşmeler
Prof. Dr. Dr. Mustafa Cebe
Kalite kavramı bilim ve teknolojik gelişmelere p...
( Yüksek Kimyager, Uygulamalı İstatistikçi, Yüksek Öğretmen ve Finansmancı )
Mustafa Karagöz
HAFTAYA BAKIŞ
Sercan Uslubaş
Bir marka yolculuğu
Tahsin Ardıç
Bursanın ilk ve tek ekonomi gazetesi
Yalçın Aras
Ben şaşırdım siz şaşırmayın
Yılmaz Ardıç
Yeni yıl, yeni yüz, tecrübeli bir heyecan
Ziya Güney
Dünya kentlerinde iklim değişikliği eylem planları...
17 Mayıs 2012
 
Ekonomik kriz ve beslenme
  Ekonomik kriz ve beslenme Ekonomik krizin toplumda en çok etkileyeceği alan beslenmedir. Tedbir alınması gereken en önemli konunun da besinler ve doğru alışveriş yapabilmek olduğunu bilmemiz gerekir. Elimizdeki sınırlı olanaklarla yapacağımız akıllı...

    Sayı : 669    /   Tarih : 03.03.2009

HABERİ GÖNDER »

Haberin Tamamı :
Ekonomik kriz ve beslenme



Ekonomik krizin toplumda en çok etkileyeceği alan beslenmedir. Tedbir alınması gereken en önemli konunun da besinler ve doğru alışveriş yapabilmek olduğunu bilmemiz gerekir.

Elimizdeki sınırlı olanaklarla yapacağımız akıllı beslenme planları bu zor dönemi en az zararla atlatma amacını hepimizin anlaması ve kavraması gerekiyor.

Her yaştaki çocuklar, kadınlar, yaşlılar, emzikli anneler, gebe kadınlar ve ağır işlerde çalışan işçilerin kötü beslenmesi, gelecek günlerin sağlık sorunlarının alt yapısını oluşturabilir. Dünya koruyucu sağlık sistemini benimserken bizlerinde bu fikre hizmet etmesi kaçınılmaz olacaktır.

Türk halkının beslenme profilindeki yanlışlıkları biliyoruz. Tatlı ve hamur işlerine dayalı, yağı, tuzu yüksek bir beslenme modeli. Günümüzde yaşamımıza giren fast food dediğimiz beslenme şeklinin de sakıncaları var.

O zaman neler yapmalıyız?

Temel besin gruplarından oluşan üst düzeyde beslenme modelleri üretmemiz gerekiyor. Bunun için şu maddeleri öneriyorum:

1- Süt- yoğurt: Her yaş grubu için tüketilmesi zorunlu grup. Beşikten mezara herkes bu mükemmel besini günde 1 veya 2 su bardağı tüketebilmeli. İçerdiği iyi kalite protein ve kalsiyum ile; vücudun yapım, onarım, büyüme için en elzem kaynağı.

2- Yumurta: Anne sütüne eş değer protein kalitesi ve demir, folik asit, riboflavin içermesi önemini açıklamaya yetecektir. Pahalı olmayan ve pişirilmesi çok çeşitli olabilen bu besinden protein kaynağı olarak yararlanmalıyız. Haşlaması, omleti, sebzelerle birlikte pişirilmesi her kesin kolaylıkla uygulayabileceği pişirme yöntemleridir. Kolesterolü yükseltmez.

3- Ekmek ve Tahıllar: Ekmek Türk halkının temel besinidir. Tam buğday unundan yapılmış besin kalitesi yüksek ekmekleri her öğünde bireyin ihtiyacı doğrultusunda tüketmesi istenir. Bulgur tam buğday ürünü olarak tercih edilecek önemli bir besindir. Tam buğday unu gibi tahıl unlarını kullanarak yapılacak gözleme, bazlama, kete, böreklerde soframızda bulunmalıdır.

4- Kuru baklagiller: Kuru fasulye, nohut, kırmızı ve yeşil mercimek, maş, barbunya, börülce, bakla gibi geniş bir listeye sahip olan bu besinleri biz diyetisyenler sık sık öneririz. Doğada; protein içeriği yönünden et grubuna, karbonhidrat içeriği yönünden tahıl grubuna benzeyen bir geçiş gıdasıdır. Bizim mutfağımızda çok kullanılır ve kullanılması da bizler tarafından daima önerilir. İçerdiği protein, karbonhidrat, posa yanında pek çok mineral ve vitaminde vardır. Çorbası, sulu yemeği, pilakisi, piyazı, mercimek köftesi, favası, humusu ve hatta keki ile çok yönlü kullanıma sahiptir. Uygun fiyatı ile de tercih edilmelidir.

5- Yağlar: Bitkisel sıvı yağları öneriyoruz. Zeytinyağı, ay çiçek, kanola yağının karıştırılması ile oluşan sıvı miks yağı sağlık açısından önerebiliyoruz.

6- Sebzeler ve meyveler: İşte vazgeçemediğimiz grup… Türkiye gibi sebze ve meyve cenneti olan bu coğrafyada her mevsim ucuz ve taze olarak ulaşabileceğimiz besinlerdir. Mevsiminde var olan ve Pazar yerlerinden alacağımız bu vitamin, mineral, antioksidan ve posa kaynağı olan besinleri mutlaka arayıp bulmalı ve hatta koşullar uygunsa yetiştirmeliyiz.

7- Balık, tavuk, kırmızı et: Öncelik balıktan yana deniz, göl, nehir, yetiştirme hepsi kabulümüz. Yeter ki taze olsun. Ucuz olması önemli, şu mevsimde hamsi, istavrit her ailenin evine girebilecek balıklar. Yağda kızartmadan pişirilip tüketilmesini öneriyorum. Tavuk ve kırmızı et de olabilirse itirazım olmaz.

Bizim bu listemizde fiyatı yüksek, besin kalitesi ihtiyacımıza cevap vermeyecek besinlere yer vermedim. Önce sağlıklı beslenelim sonra tatlılar, pastalar, meşrubatlar, fast foodlar, hazır raf besinlerini tüketmeyi düşünelim. Hele gençleri tuz ve yağı ile şişmanlatan cipsler ve hazır besinleri hem fiyat hem de sağlıklı olup olmadıklarını iyi değerlendirelim.

Sağlıklı günler diliyorum



Sayı : 669    /   Tarih : 03.03.2009

 

Powered By VİTAL TEKNOLOJİ
Hosting Server Web Tasarımı Sunucu
 
Copyright © 2010 Ekohaber Adres: Tophane Meydanı Kale Sokak No: 2/A BURSA
Telefon: 0 224 223 29 29 (pbx)   Fax:  0 224 223 47 48    E-mail:  ekohaber@ekohaber.com.tr