Editörün Yorumu :
İşveren, iş hukuku kıskacında
4857 sayılı İş Yasasının 2 ve 3. madde hükümleri ve çıkarılan Alt İşverenlik Yönetmelik hükümleri, tepki düzenlemeleri olarak önemli zorluklar doğurmaktadır.
Feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir (İş Yasası m.20/II).
Sanayiden sayılan işlerin yapıldığı ve devamlı olarak en az 50 işçi çalıştıran işyerlerinde, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini yürütmek üzere gerekli donanım ve personele sahip olan bir işyeri sağlık ve güvenlik birimi kurulması ya da bu hizmetin ortak sağlık ve güvenlik birimlerinden sağlanması zorunlu bulunmaktadır (ilgili Yönetmelik hükümleri).
Üstte açıklananlar dışında başka eklenecek pek çok konu bulunmaktadır.
Tüm bu açıklamalar, işverenler için önemli sorunlar olarak görülmektedir. Küresel ekonomik ve mali krizin yükünü çeken işverenler, Türk İş Hukuku mevzuatı ile kabul edilen hükümlerin kıskacı içinde önemli sorunlarla karşı karşıyadır.
İşverenler, işçiler tarafından açılan davalarda adil yargılama yapılmadığı inancında olup, bu konudaki yakınmalar ciddi anlamda yüksek sesle ifade edilmektedir. Öyle ki, pek çok işletmede mevcut yasal düzenlemeler karşısında, işçilerin çalıştırılamadığı ve haksız kazanç yoluna gidildiği hususunda ciddi boyutta yakınmalar, örnekler çoğalmaktadır.
İşverenler, kabul edilen düzenlemeler karşısında, profesyonel anlamda alanında uzman kişilerin çalıştırılması halinde bile, istenenlerin karşılanmasının mümkün olmadığı inancındadırlar. Diğer yandan, böylesi kişilerin istihdamının önemli mali yük getirdiğini, bunun giderek işletmelerin rekabet etme ve ayakta kalabilme şanslarını yok edeceği ileri sürülmektedir.
Konunun ciddiyeti karşısında, Türk İş Hukuku Mevzuatının yeniden gözden geçirilerek, işletmelere rekabet etme ve ayakta kalabilme şansını tanımak yerinde olacaktır. İşçi haklarına saygılı ve işletmenin yaşamasını öne alan düzenlemelerin kabulü ve yaşama geçirilmesi artık kaçınılmaz bir zorunluluk haline gelmiştir.
Yazar :
Dr. Mevci
Ergün Email :
mevci@ekohaber.com.tr
|