Editörün Yorumu :
Vakıf kurmada zorluk
Vakıflar, gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleriyle oluşan tüzel kişiliğe sahip mal topluluklarıdır.
Yasal düzenlemede, yasaklanmamış amaçla bir vakıf kurulması mümkündür. Vakıf kurma iradesi, resmi senetle veya ölüme bağlı tasarrufla açıklanır.
Pek çok kimse, Allah rızasına ermek için vakıf kurmaktadır. Bu anlayışın temelinde “Halka hizmet Hakka hizmet” ilkesi vardır. İslam hukukuna göre de, bir kimsenin vakfetmesiyle o mal üzerindeki mülkiyet, kendi mülkiyetinden çıkıp Allahın mülkü haline gelmektedir. Bu anlayışa göre, vakfedilen mallar alınıp satılamaz ve hukuki tasarruflara da konu olamaz.
Hukukumuzda, vakıflarla ilgili temel düzenleme Türk Medeni Yasasında yer almaktadır (m.101 vd.). Ülkemizde, özellikle hayırsever kişilerin vakıf kurmak için birbirleriyle yarıştığını görmek, gelecek için büyük bir umut ve sevinç yaratmaktadır. Ancak, ülkemizde vakıf kurmak için, öncelikle, vakıf senedinin noterlikçe düzenlenmesi gerekmektedir. Bu işlem nedeniyle, önemli bir tutarda noterlik harcı ödemek zorunluluğu vardır. Bu işlemi, kurulacak olan vakfın tescili için, ilgili asliye hukuk mahkemesine başvuru izlemektedir. Mahkemece dava dilekçesinden bir suret, T.C. Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğüne duruşma davetiyesi ile birlikte gönderilmektedir. Söz konusu idare, görüşlerini bir yazı ile mahkemeye bildirmektedir. İdare görüşlerinde, haklı yönler bulunsa da, çoğunluk eleştirilerin “yorum”a dayalı olması hem üzücü hem de düşündürücüdür. Beklentimiz, amacı hayır yapmak ve hizmet etmek olan kişilere, Vakıflar Genel Müdürlüğünün kolaylık göstermesi ve yardımcı olmasıdır. Bunun aksine olarak, yorum yaparak Vakıf senedinin kabulünde zorluk çıkarılması herhalde uygun olmasa gerekir.
Saygılarımla
Yazar :
Dr. Mevci
Ergün Email :
mevci@ekohaber.com.tr
|