Editörün Yorumu :
Kabahatler Kaçakçılıkla Mücadele Kanunundan çıkarılıyor
4458 sayılı Gümrük Kanunu ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun bazı maddeleri değişiyor. Hazırlanan taslak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından ilgili Bakanlıkların yanında STK, TİM, TOBB ile Gümrük Müşavirleri Derneklerine gönderildi. İlgili kuruluşların incelemesine açılan yeni tasarı sanayicinin, ihracatçının korkulu rüyası haline gelen kabahatleri Kaçakçılık Mevzuatından çıkarıyor.
Taslak tasarısının en önemli düzenlemesi, kabahat olarak belirlenen işlemleri 4458 sayılı Gümrük Kanunu içine almasıdır. Bu değişiklikler sanayiciye, iş adamına ne getiriyor? En önemli konu şüphesiz kabahat denilen yaptırımlar nedeniyle iş dünyasının Kaçakçılık Mevzuatına göre yargılanmayacak oluşu. Peki neden iş adamları Gümrük Kanunundaki kabahat yüzünden kaçakçılıktan yargılanıyordu? Çünkü hem 5607 sayılı Kanunda “kabahat”, hem de 4458 sayılı Kanunda “kabahat” olarak düzenlenen fiillere ilişkin düzenlemelerin her iki kanunda birden yer alıyor olması nedeniyle; Gümrük İdareleri fiil için hem idari para cezası düzenliyor, hem de fiilin kasıtla işlenip işlenmediği hususunu mahkemelerin takdirinde görmeleri nedeniyle, fiilde kasıt unsuru bulunup bulunmadığı yönünden araştırma yapmaksızın 5237 sayılı Kanun ve 5607 sayılı Kanun hükümleri uyarınca konuyu Cumhuriyet Başsavcılığına intikal ettiriyorlardı. İşte meselenin özü bu.
5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununu yasalaşmadan taslak halinde iken görüp incelediğimizde 3. maddenin madde başlığının “suçlar ve kabahatler” olarak belirlenmiş olmasından çok rahatsız olmuştum. Bir türlü anlam verememiş, başta Adalet Komisyonu Başkanı ve siyasi parti gurupları olmak üzere konuyu ilgililere anlatmaya çalışmıştık. Ama nafile, sonuç alamadık. Hatta kaçakçıları koruyorsunuz diye bir de o zamanki komisyon başkanından arkadaşlar azar işitmişlerdi.
Neden herkesin kabahati kendi kanunu içinde yer alırken bizimki Kaçakçılık Mevzuatı içinde yer alıyordu? 5607 sayılı kanun 21.03. 207 tarihinde yasalaştı. 4 yılda bir çok sanayicimizi kaçakçı damgası ile yargıladık. Ama sonuçta bu yanlışlıktan dönülecek olması çok güzel bir olay. Yetkililere teşekkür ediyorum. İdari para cezası konusu bir olayı, kaçakçılık mevzuatı içinde değerlendirmenin kimseye bir faydası olmayacağını demek ki nihayet anladılar.
Bakınız 30.03.2005 tarihinde kabul edilen 5326 sayılı Kabahatler Kanunu, “kabahat” tanımını 2. maddede nasıl tanımlamış: “Kabahat deyiminden; kanunun, karşılığında idarî yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlaşılır” (MADDE 2) - (1)
Madem idari yaptırım gerekiyor, o takdirde 5607 sayılı yasa içinde ne arıyordu? Tasarının genel gerekçesinde bu durum gayet güzel açıklanmış. Aslında genel gerekçeyi okumak bile kabahatin mükerrer olarak, her iki kanunda da yer almasının iş dünyasını nasıl sıkıntıya soktuğunu bize anlatıyor.
Saygılarımla
Not:Yazılarımı www.ahmetozenalp.com adlı Web sayfam veya http://www.ahmetozenalp.blogspot.com/ blogumdan okuyabilirsiniz.
Yazar :
Ahmet
Özenalp Email :
aozenalp@gmail.com
|